What’s in the US-Iran agreement?
ABD-İran Anlaşmasında Ne Var?
What s in the US Iran – İran ile ABD arasında imzalanan, iki ülke arasındaki çatışmaya son veren bir geçici barış anlaşması artık yürürlüğe girdi. Bu durumu doğrulayan ABD Başkanı Donald Trump’ın yardımcıları, İran ve ABD’nin Barış Anlaşması (MoU) üzerinden anlaşmaya vardığına dair bilgi verdi. ABD Başkanı Trump, G7 zirvesi sırasında Fransa’nın Evian-les-Bains kentinde düzenlenen bir toplantıda, İran ile anlaşma imzalarken İran’ın petrol akışı yolu olan Hormuz Körfezi’ni tekrar açmasına izin vereceğini belirtti.
İran’ın Nükleer Silahsızlanma Taahhütü
Anlaşma, İran’ın nükleer silah yapmayacağını ve bu taahhütün temel şartlarını yerine getireceğini belirtiyor. Ek olarak, İran’ın ekonomik kalkınma ve yeniden inşaat için 300 milyar dolarlık bir fon sağlayacağı yazılıyor. Ancak bu fonun ABD’nin katkılarından ziyade İran’ın kendi bütçesinden temin edileceği ifade edildi. Bu anlaşma, iki ülke arasındaki çatışmanın dört ay önce başlamasından sonra imzalandı.
Amerikan hükümeti bu anlaşmayı ‘performans bazlı’ olarak tanımladı. Anlaşmada, İran’ın taahhütlerini yerine getirmesi halinde ancak o zaman ABD ile İran, bu süreçte her iki tarafın da temsilcileri tarafından tasfiye edilecek şekilde sürdürülebilir.
Anlaşma, İran ile ABD’nin “herhangi bir yerde” askeri faaliyetlerin yasal olarak sona erdiğini ve bu durumun sürmeyeceğini belirtiyor. Ayrıca, İran’ın bu süre zarfında diğer ülkelere karşı saldırılardan kaçınacağını ve hatta kendi toprak bütünlüğüne zarar vermemeyi taahhüt ettiğini içeriyor. Bu şartlar, özellikle İsrail ile İran arasındaki çatışmaların tamamlandığı sürece yürürlüğe giriyor.
Lebanon’la İlgili Taahhütler
İran’ın kendi açıklamalarına göre, anlaşmanın bir parçası olarak İsrail’in Lebanonya’daki askeri faaliyetlerine karşı ilerleme kaydedilmemesi durumunda anlaşmanın ihlal edildiği belirtiliyor. “Anlaşmanın sona ermesi için İsrail’in Lebanonya’da askeri operasyonlar durdurması şart.” deniyor. İran Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, bu şartın yerine getirilmesi halinde “gerekli önlemler alınacaktır” denildi.
İran’ın bu taahhütleri, her iki tarafın da birbirine karşı saldırılardan kaçınacağını ve kendi toprak bütünlüğüne saygı göstereceğini ifade ediyor. Anlaşma, İran ile ABD’nin İsrail’in hareketleriyle ilgili sorumluluklarını da açıkça belirliyor. ABD, İran’ın Yemen’de veya Irak’ta gerçekleştirdiği çatışmalarla ilgili olarak İsrail’e meşru bir güvenlik garantisi sunmaya çalışmış.
60 Günlük Süreç ve Sonuç
İran ile ABD arasında imzalanan anlaşma, sonunda her iki tarafın da 60 gün içinde bir son anlaşmaya varacağını öngörüyor. Bu süre, tarafların mutluluğuyla uzatılabilir. Trump, G7 zirvesi sonrası bir akşam yemeği sırasında Fransa’nın Versalles Kalesi’nde anlaşmayı imzaladı. Bu süre sonunda, İran’ın Hormuz Körfezi’ne kendi kıyılarından olan gemilerin akışını güvenle sağlayacağına dair bir taahhüt de mevcut.
İran’ın kendi açıklamalarına göre, bu süre boyunca ABD’nin İran kıyılarında bulunan portlara karşı uyguladığı askeri ve teknik engellerin kaldırılması şart. Bu süreçte, Hormuz Körfezi’ne giden tüm gemilerin tasfiye işleminden sonra ilerleme kaydedeceğini ifade ediyor. Anlaşmanın dördüncü maddesinde, İran’ın bu körfezinin açılımıyla ABD’nin birlikte çalışacağını belirtiyor. Hormuz Körfezi’ne geri dönen petrol tankerleri, kıyıya olan gemilerin sayısının her iki tarafın bu süreci etkileyebileceğini öngörürken, ABD’nin İran’ın kıyıları üzerindeki işgalini sona erdirmeyi hedefliyor.
Barışın Sürdürülebilirliği ve Yeni Güvenlik Ortamı
ABD, Hormuz Körfezi’nde bulunan İran portlarından geçen tüm gemilere vergi kesilmeyeceğini ve bu süreçte herhangi bir engel oluşturmayacağını belirtiyor. Bu taahhüt, İran’ın petrol üretimiyle ilgili olarak ABD’nin ekonomik baskısını azaltmaya yönelik bir adım olarak değerlendiriliyor. Trump’ın bu anlaşmaya imza atması, İran’ın iç politikasına müdahale eden bazı gruplar tarafından olumsuz karşılanabilir.
İran ile ABD arasındaki bu anlaşma, dört ay önce başlayan çatışmaların sona ermesini hedefliyor. ABD, İran’ın Yemen’de veya Irak’ta çatışmalara devam etmesi durumunda bu anlaşmanın geçerliliğini koruyamayacağını vurguluyor. Hem İran hem de ABD, bu anlaşmanın uzun vadeli barış için bir başlangıç noktası olacağını belirten açıklamalar yapıyor.
ABD ile İran arasındaki anlaşmanın başlangıcına dair yapılan açıklamalarda, her iki tarafın da 60 gün içinde bir son anlaşmaya varacağını belirtiyor. Bu süre, karşılıklı kabulle uzatılabilir. Trump, anlaşmayı imzaladıktan sonra İran’ın kıyılarından geçen gemilere vergi kesilmeyeceğini vurguladı. Bu, İran’ın petrol ihracatını tekrar desteklemesine olanak tanıyabilir.
ABD, İran’ın Hormuz Körfezi’nde olan tankerlerin akışını güvenle sağlayacağını ve bu durumun küresel enerji pazarlarını etkilemeyeceğini ifade ediyor. Anlaşma, İran’ın bu körfezinin açılmasıyla birlikte ABD’nin İran kıyılarında bulunan portlara uyguladığı engellerin kaldırılacağını öngörürken, bu süreçte etkili bir şekilde işleyeceğini belirtiyor. Bu süreç, İran’ın petrol ihracatının ve ekonomik büyümenin hızlanmasına olanak tanıyabilir.
